tag:blogger.com,1999:blog-177474162008-05-16T15:12:38.872+03:00kaleidoscope.silgihttp://www.blogger.com/profile/14395413307050858247noreply@blogger.comBlogger409125tag:blogger.com,1999:blog-17747416.post-9383696771190322852008-05-15T19:17:00.000+03:002008-05-15T19:18:48.381+03:00meohmGeçen gün manitayla alışveriş merkezini satın alırken, kızarmış şeyleri standlayan kızlardan birinin önündeki kızarık hayvanlardan birini kürdanıyla beraber kapıp ısırdım. Amman yarabbi, o neydi ne. Hormf diye hepsini ağzıma atasım var, beri yandan da aldığım hayvan sonuncu. Ana yüreği işte, gittim manitanın yanına, "Aaaç aç çabuk ağzını!11" dedim içimden "allam n'olur hepsini yemesin" diye dua silgihttp://www.blogger.com/profile/14395413307050858247noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-17747416.post-52863015955283086382008-05-14T13:22:00.000+03:002008-05-14T13:23:04.299+03:00high hopes IV- Elbette birlikte seyrettiğimiz gün batımlarının kokusunu bir daha bulamayacaktık, - Tıık tııık tıık tıııık... - Ya da arnavut kaldırımlarına bizimle basan ayakların botlarının rengi değişecekti, - Tiii tiii tii tiii... - Belki de attığımız triplere takılıp pat diye yeri öpebilirdik, - Diik diiik diiik diiik... - Müzeyyen ne yapıyorsun allah aşkına ya? - Geçmişine eko veriyorum Muharrem; sen silgihttp://www.blogger.com/profile/14395413307050858247noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-17747416.post-34610114269619328212008-05-13T11:24:00.000+03:002008-05-13T11:25:01.424+03:00high hopes III- Yani herifte böyle bir cool'luk, - Küllüğü uzatsana Müzeyyen. - Bir de nah bukadar ego, - Jöle banyoda mıydı? - Saçlar tıraşlı, kellikten değil de şeyden, - Kabak tatlısına ceviz koyar annem, sende hiç böyle adetler yok nedense. - Anlamıyorsan dinletmeyeyim Muharrem. - Dinlemiyorsam anlatma Müzeyyen, radyoyu açıversene. - Elma dersem? - Armut.silgihttp://www.blogger.com/profile/14395413307050858247noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-17747416.post-12611248513643464502008-05-12T12:37:00.000+03:002008-05-12T12:38:46.015+03:00high hopes II- Şey şey, şeyi yazsana. - Hani senin küçükken civcivin varmış da, sonra senin uçan balonunun ipini yutmuş da, sonra sen minicikmişsin de, balonu takip edip edip ipin ucunu civcivin ağzının içinde görmüşsün de, sonra ipi çekmişsin de, hayvanın gözleri geri devrilip, CİK! diye ses çıkarmış ya hani, onu mu? - Kedimdi o. İpi yutmuştu, sonra çogafedersin tuvalete çıkınca, boncuk gibi ipte... - silgihttp://www.blogger.com/profile/14395413307050858247noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-17747416.post-12910577036604680642008-05-12T02:52:00.001+03:002008-05-12T02:58:55.739+03:00high hopes- Biz birbirimiz için zehirliyiz. - Ve sana karşı olan tüm beklentilerimin üstüne bir bardak, - Hayır dur, şöyle diyelim: Ve benden tüm beklediklerini popona sokarak, - Hah evet, böylesi daha net olabilir: Sokarak, - Sana zehirliyiz diyordum. - Ve ben de suyu veriyordum tam? - Bana su verdi, bana su verdi- - Ne güzel flörtleşiyorduk, ne ara evciliğe dönüştük Muharrem. - Kalkgidelim? - Hadigidelim.silgihttp://www.blogger.com/profile/14395413307050858247noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-17747416.post-86641389607236275332008-05-02T23:22:00.000+03:002008-05-02T23:24:04.691+03:00the tangent universeDurun durun! Fotoğraflar, dokümanlar, takvim ve cimeyıl dursun! Midem, ah midem. Böyle zamanlardaki hislerim pek unique değildir, lakin her seferinde kendimi oğmaygad'lara boğmaktan çekinmem. Kalbim, ah kalbim. Aslında bugüne özel bir şey değil; en iyi arkadaşım verdiği kararlar yüzünden tüm hayatı boyunca mutlu olamayacak bir gerizekâlıya dönüştüğünde de aynı şeyleri hissetmiştim.silgihttp://www.blogger.com/profile/14395413307050858247noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-17747416.post-22559908784636637412008-05-01T11:01:00.001+03:002008-05-01T11:36:03.173+03:00a voice to calm you downGözleri naböyle bu kadar mavi ve kocaman ve efendime söyleyeyim şiir gibi, hatta upuzun kirpikli oğlan çocuğunu gördüğüm an çarpıldığımı itiraf etmeliyim. Yapabileceğim pek çok şeyden biri itiraf etmek. Bir iltifatla da durabilirdim oysa. Gözlerim bir şiir gibi değil belki, bir romana daha yakındırlar; dikkatli dikkatli iki kısa bakış atarım ona durusundan, üçüncü bakış iltifat kelimesinin altınısilgihttp://www.blogger.com/profile/14395413307050858247noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-17747416.post-80275698308153760402008-04-30T00:12:00.002+03:002008-04-30T00:15:47.713+03:00either wayMerhaba, bir önceki yazıda şaka yapmıştım. Aslında söyleyeceklerim o kadar değildi. Ama nedense bir anda yazmaya çok üşendim ve Kinder Bueno yedim. Ne diyordum, sevgililik mefhumu. Mevhum değil canım, mefhum. Mevhum başka bir şey. Sevgili olma durumu da başka bir şey bence. Bir arkadaşım benimle buluşmak yerine sevgilisiyle buluşursa bozulup darılmak benim aklımın ucundan geçmediği için, böyle silgihttp://www.blogger.com/profile/14395413307050858247noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-17747416.post-69568878453024992792008-04-29T22:11:00.001+03:002008-04-29T22:11:46.507+03:00beatitudeBen düşündüm ve bir karara vardım. Bu sevgililik mefhumu çogacayip bir şey. Evet kararım bu, okuduğunuz için teşekkür ederim.silgihttp://www.blogger.com/profile/14395413307050858247noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-17747416.post-81707909203800201462008-04-21T13:36:00.001+03:002008-04-21T13:40:09.900+03:00purest oneMesela ben hediye alınması çok kolay bir insanım. Sürekli orada burada bir şey görüp "bunu istiyorum, bunu da istiyorum" deyip dururum. Biblovari hiçbir işe yaramayan süs ıvır zıvırları dışında ne alınsa mutlu olurum. Ayakkabı, çanta, kitap, kıyafet, aksesuar falan hadi zevk işi, zor diyelim. Hiçbir şeye karar veremeyen insan gidip MAC'ten bir kaç renk far, ruj filan alsa da hediye hedefini silgihttp://www.blogger.com/profile/14395413307050858247noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-17747416.post-50025821728492418972008-04-20T23:04:00.000+03:002008-04-20T23:12:53.436+03:00candelightedMüstakile hırsız girer köpek alalım, fare girer kapan alalım, iki ağaç arasına hamak kuralım. Yerler laminant mı olsun yoksa normal parke mi, aman mineflo olmasın hemen kaçalım. Hilton banyo, İtalyan mutfak, peki duvarların rengi ne olacak. Salon büyük olsun spiderman topu var, balkona yaz gelince de atarız bir mangal. Ikea'yı zengin edelim isterim ben, king size yatak varken olmasın perdeler silgihttp://www.blogger.com/profile/14395413307050858247noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-17747416.post-28174841578322180062008-04-16T12:22:00.001+03:002008-04-16T12:24:13.204+03:00you mightBen bir şarkı söyleyip skör'e gönderdim, skör de onu allayıp pullayıp bana verdi. Siz de buradan dinleyebilirsiniz.silgihttp://www.blogger.com/profile/14395413307050858247noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-17747416.post-9623228853676416982008-04-16T11:48:00.002+03:002008-04-16T11:50:52.293+03:00dört yüzüncü yazı.İlkokulda sınıfın en yakışıklısı olan oğlanın şu an tam bir minibüsçüye benzemesi, verdiğim kola siparişine karşılık bir bardak icetea gelmesi, şort ve babetlerle dışarı çıktığım ilk güneşli günde beş dakika içinde yağmur yağmaya başlaması, sevdiğin adamın bana küp gibi aşık olması, b e n i m s u ç u m d e ğ i l . Her çocuk küçükken camdan bakıp, karşıda ışıkları görünen evlerle ilgili bir silgihttp://www.blogger.com/profile/14395413307050858247noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-17747416.post-86130573205705201802008-04-09T12:42:00.000+03:002008-04-09T12:43:31.776+03:00yes windsevgili günlük, sabah uyandığımda, dün minicik üç tomurcuktan oluşan uçuğumun, çin seddi haline gelerek artık uzaydan bile görülebileceğini fark ettim. televizyon seyrederken dahi görüş alanımın dışına çıkmayan bu kocaman olguyla nasıl yaşayacağımı bilmiyorum. yemek yemek adeta haram, diş fırçalamak bir kabus. rüyamda minik yeğenimi gördüm, konuşabiliyordu. bunu ilk fark ettiğimde sevinçten silgihttp://www.blogger.com/profile/14395413307050858247noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-17747416.post-40842157669986825672008-04-08T15:17:00.003+03:002008-04-08T15:24:22.571+03:00anyoneMesela ben şuraya "Saç kremi kullanmadan saçlarım açılmıyor; saç kremi kullanınca da dökülüyorlar. Denemediğim farklı marka, farklı tür kalmadı. Kimse bana kremini değiştir demesin." yazsam, sonra bana çok faydalı yorumlar gelse filan. Örneğin, biri sütle üç gram adaçayını ezip saçıma sürmemi, on dakika bekletmemi söylese. Efendime söyleyeyim, iki gram kafuruynan üç damla limonu karıştırıp silgihttp://www.blogger.com/profile/14395413307050858247noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-17747416.post-72539348775749257652008-04-07T01:08:00.002+03:002008-04-07T01:13:31.205+03:00just like frankTabii çok eskilerde, mesela bundan bin kaç sene önce, elimde sarı bir sualtı fotoğraf makinesiyle baykuş amblemli bir otobüsün yanında dikilip, porselen suratlı bez bebekler satan bir teyzenin suratındaki yorgun ifadeyi dondurmaya çalışırken, çok koşup terlemiş bir ses şöyle demişti: "You can't take a picture of this, it's already gone." O an "Vaybe." deyip sualtı makinesini meydandaki hayratın silgihttp://www.blogger.com/profile/14395413307050858247noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-17747416.post-49221477035269753892008-04-05T21:15:00.000+03:002008-04-05T21:16:53.798+03:00uhfbenonaresmenâşığım.silgihttp://www.blogger.com/profile/14395413307050858247noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-17747416.post-16075717655923231092008-04-03T23:01:00.003+03:002008-04-03T23:05:09.986+03:00carry you homeÇocuğunuza süt içiremiyorsanız: 1 bardak sütü, 2 kaşık balı, 1 kaşık cevizli, 1 kaşık yeşilli, 1 kaşık beyazlı dondurmayı vee 1 avuç çileği blender'da blend ediverin. Ben benim çocuğu öyle kandırıyorum. Sevgiler.silgihttp://www.blogger.com/profile/14395413307050858247noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-17747416.post-7990305592292426602008-04-03T14:57:00.003+03:002008-04-03T15:01:13.084+03:00guast."Tuğba Ekinci, yeni albümü Condom'un tanıtımını görülmemiş bir şovla yaptı. Şarkıcı, önce gökyüzünden condom yağdırdı, ardından da condom'larla süslü bir pasta kesti!" (Hürriyet Kelebek eki, 2 Nisan 2008) Pastanın ne şeklinde olduğunu düşünmek istemiyoruz, teşekkürler.silgihttp://www.blogger.com/profile/14395413307050858247noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-17747416.post-24294656222322433892008-04-02T12:52:00.003+03:002008-04-02T13:01:52.939+03:00yummy Övünmek gibi olsun, bu yavru benim yeğenim. Abimin bebeği. Bu bakımdan benim de kızım sayılır. Üç gün önce ilk yaşını bitirdi. Kendisinin böyle ısırmalık fotoğrafları mailbox'ımı şenlendirdikçe, içimdeki anaç silgi "tieeeyt çıkarın beni burdaaan" diye bağırmaya başlıyor. Aşığım sana, doyamıyorum. Şu ayaklara bak allaam.silgihttp://www.blogger.com/profile/14395413307050858247noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-17747416.post-26838235612428530222008-03-29T11:40:00.003+02:002008-03-31T15:12:23.704+03:00sharkyBunu da buraya yazayım. Canım çektiğinde okuyayım. "Yanımdayken bu kadar meşgul etmezdi kafamı, gittiğinden beri -üç gün oldu- onu düşünmeden peynir bile yiyemiyorum. Proje'nin Dubl yakınlarındaki görkemli yönetim merkezinde sıradan bir gündü - yatışmamasına özen gösterilen toplu bir cinsel enerjiyle aydınlatılmış ofislerde çalışan zeki insanlar, ödünç aldıkları meseleler hakkında itişip silgihttp://www.blogger.com/profile/14395413307050858247noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-17747416.post-48616290466515468192008-03-29T11:34:00.001+02:002008-03-29T11:34:26.108+02:00yağmur yağdı kaç kaç, şemsiyeni aç aç.Annem teyzem için Uyaroğlu der. Teyzem sıklıkla "Peki denirse kavga çıkmazmış" der. Şu hayatta, yüzüne gözlerimi yapıştırıp sıkı sıkı baktığımda, içimden ağlamakları taşıran üç dört insandan biridir teyzem. Mis gibi kokar, güzel güler, komiktir, vefalıdır. Ama en çok, uyumludur teyzem. Annem, üç kardeşinin arasında galiba en çok teyzeme düşkündür. (Şanslılarsa) senede bir kere yaptıkları silgihttp://www.blogger.com/profile/14395413307050858247noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-17747416.post-83594630381321616252008-03-13T16:26:00.000+02:002008-03-13T16:28:42.701+02:00somebodyEllerime çizdiğim tükenmez kalem artıklı suratlardan daha sevimlisini veya daha komiğini veya daha güçlüsünü görmek istiyorum karşımda. Üç gün önce hasta hasta otururken bana uzatılan en sevdiğim bir demet çiçeğin suyunu değiştirmeyi unuttuğumdan ve çiçekler karşımda ölüverdikleri andan beri bu böyle. Yeğenim artık bir yerlere tutunarak da olsa yürüyebiliyor. Yeğenim artık manalı sözlerle silgihttp://www.blogger.com/profile/14395413307050858247noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-17747416.post-74914084993374159672008-03-10T01:23:00.000+02:002008-03-10T01:24:05.047+02:00eveningSarhoş kafayla sharing folders'ı shaving folders okuyup, monitörün önünde 15 dakika kendi kendine hahahahaha diye gülen birini tanıyorsanız lütfen e-mail adresimi kendisine ulaştırın; çok fazla ortak noktamız olabileceğini düşünüyorum.silgihttp://www.blogger.com/profile/14395413307050858247noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-17747416.post-17859718942389448742008-03-01T16:53:00.003+02:002008-03-01T20:03:46.157+02:00when your minds made up"Evlatlaa, babalarını hatırlamak istedikleri gibi hatırlaala."* Bir gelincik tarlasının ortasındayız. Annemin üzerinde koskocaman mor bir tişört, babam nedense kravatlı, gömlekli. Annem saçlarını at kuyruğu yapmış, kafasının üstünde bir güneş gözlüğü var. Babamın ince telli kumral saçları yeni kesilmiş, her zamanki gibi yakışıklı. Abimle yine bozuşmuşuz. Bu üstümdeki kot mont ve o zamanın silgihttp://www.blogger.com/profile/14395413307050858247noreply@blogger.com