12 Mayıs, 2008
- Şey şey, şeyi yazsana.
- Hani senin küçükken civcivin varmış da, sonra senin uçan balonunun ipini yutmuş da, sonra sen minicikmişsin de, balonu takip edip edip ipin ucunu civcivin ağzının içinde görmüşsün de, sonra ipi çekmişsin de, hayvanın gözleri geri devrilip, CİK! diye ses çıkarmış ya hani, onu mu?
- Kedimdi o. İpi yutmuştu, sonra çogafedersin tuvalete çıkınca, boncuk gibi ipte...
- Civcive ne oldu ki?
- Çok soru soruyorsun Muharrem, çok. İnek içti işte.
- Haa, hani dağa kaçan?
- Evet öbürü de küsmüştü hani, haberi olmamıştı.
- Bildim.
- Koşarak.
- Bay.
silgi @ 12:37:00 PM -
Bos zamanlarimda sahibinden.com'dan kendime güzel evler begenir, onlarin içinde yasadigimi hayâl ederim. Espri öncesi southpark sessizligine bayilirim; bunu gerçeklestirebilen kisilerle aramda özel bir bag olduguna inanirim. Kapkalin dudakli insanlardan, bagirarak gülen erkeklerden, sakalli bebeklerden çok korkarim. En sevdigim tatli eticindir. Sans Yolu isimli yarismada sekiz sene boyunca soket degistirme asistani olarak çalistim. Zekiyim ama tembelim; ben iyiyim ama çevrem kötü.
vay canına blogspot ta böyle tema olduğunu ilk defa görüyorum.. güzelmiş..
Yorum Gönder