21 Ocak, 2008


- Pekala o zaman Ahmet bey, yarın sabah 9.30'da görüşmek üzere size iyi günler diliyorum.
- İsminiz neydi hanımefendi, unuttum ben.
- Ben silgi siler. Sssilgiii Sssileeer.
- Ben yarın oraya geldiğimde sizinle mi görüşeceğim iş için?
- Hayır Ahmet bey, daha evvel de söylediğim gibi siz Mert Beyhan bey ile görüşeceksiniz.
- Pardon kim?
- Mmmert Beeeyhaan.
- Murat kim?
- Ahmet bey, Murat değil, Meeeeert Beeeyhaaan.
- İlgi hanım tekrar söyler misiniz ses cızırdiyör.
- İlgi değil Ahmet bey, İlgi değil, Sssiiilgi.
- Peki ben kiminle görüşecektim?
- Ahmet bey şehir isimlerini kullanarak kodluyorum şimdi. Beni duyuyor musunuz?
- Duyuyorum Sergi hanım.
- Ahmet bey Sergi değil, silgi. Neyse efendim kodluyorum ben. Beyhaan. Yani, Bursa'nın B'si, Edirne'nin E'si, ee şey (lan Y harfiyle ne var ki şehir?) Yüsra'nın Y'si (çüş)...
- Ne, Hüsran mı?
- Ahmet Bey Hüsran değil, Yüsra. Tamam Yüsra da değil, Yasemin'in Y'si.
*yalvarangözlerleçevrendenyardımdilen*
- Sevgi hanım sizi vallahi duyamıyorum ben.
- Akın bey ismim Sevgi değil, İlgi de değil, Sergi de değil, silgi, yeminle silgi Adem bey, yeminle.
- O zaman ben kiminle görüşeceğim yarın gelince?

...ve devreler yanar.

silgi @ 10:50:00 PM -