10 Kasım, 2007
Ritsa hanımla taksiye binilir. Ritsa hanım evine bırakılır. Taksiciye evin yolu tarif edilir. "Ben kapıdan girene kadar arkamdan bakar mısınız?" denir. Taksiden inilir. Apartmanın kapısının önüne gelinir. Anahtar çıkarılır. Kilide sokmaya çalışılır. Anahtar girmez. Bir kere de tersinden denenir. Yine girmez. "Herhalde anahtarları karıştırdım" diye düşünülerek anahtarlık iyice göze yaklaştırılır. Küçük anahtarlardan diğeri denenir. Anahtar girmez. Bir kere de tersinden denenir. Yine girmez. Birden akıl başa gelir. Hiçbir şey yokmuş gibi taksiye dönülür. "Hay allah, yanlış anahtarlığı almışım yanıma, en iyisi siz beni arkadaşıma bırakın" denir. Taksiciye yol tarif edilir. Evin önünde inilir. Anahtar kilide sokulur. Kapı açılır. Taksiciye "Sağol kardeş" anlamına gelen el işareti yapılır. Apartmana girilir. Asansör çağırılır. Asansörle yukarı çıkarken yıllardır içinde yaşadığı bina yerine, beş sene evvel taşındığı evinin önüne gidip sokak kapısını açmaya çalışan avanakla göz göze gelinir. "Teallam" denir. Bünyede alkol olmadığı hatırlanır. "Teaaalllaaam!" denir. Asansörden inilir. Eve girilir.
silgi @ 2:52:00 AM -
Bos zamanlarimda sahibinden.com'dan kendime güzel evler begenir, onlarin içinde yasadigimi hayâl ederim. Espri öncesi southpark sessizligine bayilirim; bunu gerçeklestirebilen kisilerle aramda özel bir bag olduguna inanirim. Kapkalin dudakli insanlardan, bagirarak gülen erkeklerden, sakalli bebeklerden çok korkarim. En sevdigim tatli eticindir. Sans Yolu isimli yarismada sekiz sene boyunca soket degistirme asistani olarak çalistim. Zekiyim ama tembelim; ben iyiyim ama çevrem kötü.
hadi be! :) deli yaa, ayazda da alamadın ki yavrucuğum :)
wtalpz
yaziyi dorduncu kez okuduktan sonra anladim yaaa. nie beyin islevi basarisi bolu kafa buyuklugu oranim bu kadar dusuk benim?
ha?
:)))
Esterhazy, ben bir kerede anladım. Ama sorun senin beynin:kafa çeperin değil. Sorun silgiciğimin beş yıldır aklının eski mahallede kalmış olması. Vardır elbet bir sebebi..:)
annecim, yorumun aramızda şöyle konuşmalara neden oldu:
paraşüt:
napıyorsun?
silgi:
annem yorum yazmış
ne demek istediğini anlamaya çalışıyorum
paraşüt:
bakayım
silgi:
son posta
paraşüt:
mahalleden birini mi seviyorsun?
silgi:
ben de öyle sandım okuyunca
paraşüt:
alenen onu demek istemiş
silgi:
bilmiyorum, annem öyle dediyse seviyorumdur
benim aklımda öyle kalmamış ama
--
bir şey biliyorsan açık konuş anne, bizi böyle düşündürmeye hakkın yok, isyanımız var!
Yorum Gönder