19 Temmuz, 2007
"Belki benim kağıt param bi' şekilde döne dolaşa senin cebine girmiştir" nasıl güzel bir cümle yahu.
Bazı şarkıların ilişkilerin safhalarına göre anlamlanmaları söz konusu bence. Mesela ben şimdi 10 yıllık sevgilimle bu şarkıyı hiç dinlememişsem, "ehih hayatım belki
Bostancı dolmuş kuyruğunda sen başta ben en sonda, anlarsın ya" gibi bir cümle kuramam. Tazecik ilişkilerin kur yapma aşamasında etkili olur bu şarkı. Zaten şahsi kanaatimce bir Bülent Ortaçgil şarkısı birine ithaf edildiyse bir aşkta, ondan sonrakilerin ne kadar gözünün içine bakıp da "Sensiz olmaaağz" falan desen de yalan olur o. İlk aşk gibi yani; kazıdıkça alttan izi çıkar.
"
En açık seçik olan belirsizlik midir?" diyerek yazımıza son verelim.
silgi @ 1:30:00 AM -
Bos zamanlarimda sahibinden.com'dan kendime güzel evler begenir, onlarin içinde yasadigimi hayâl ederim. Espri öncesi southpark sessizligine bayilirim; bunu gerçeklestirebilen kisilerle aramda özel bir bag olduguna inanirim. Kapkalin dudakli insanlardan, bagirarak gülen erkeklerden, sakalli bebeklerden çok korkarim. En sevdigim tatli eticindir. Sans Yolu isimli yarismada sekiz sene boyunca soket degistirme asistani olarak çalistim. Zekiyim ama tembelim; ben iyiyim ama çevrem kötü.
bence hayali bir sevgiliye de çok iyi uyuyor o şarkı. hakkaten kadıköyde dolmuş kuyruğundayken, o uzun kuyruğa bakıp olur mu acaba dediğim olmuştur benim. ya da 7:45 vapuru filan...
onu herkes bi' düşünmüştür bence. bir dönem 8:15 vapuruna her binişimde "ulan yine kaçırdık" diye kendimi yiyordum.
Yorum Gönder