16 Temmuz, 2007


Benim doğumum aşağı yukarı 12 saat sürmüş. Annem beni çıkarmak için cebelleşirken, doktorum Yüksel Anne babama gelip, "Karını mı kurtaralım, yoksa çocuğunu mu?" diye sormuş. Tercih malum. Bu kararın ardından, babam bir koşu tutturmuş Nişantaşı'ndan taa Şişli'ye kadar ağlaya ağlaya, döndüğündeyse annemin kucağında ben varmışım.

Benim annem en bir tanedir, canımdır be o. Şimdi ben bugün 25 tane seneyi bir bir geride bıraktıysam, mutluysam, inatçıysam, kararlıysam, komiksem, merhametliysem, kitap okumaktan, müzik dinlemekten bir parçacık anlıyorsam, bunlar hep annemin sayesindedir. Onun ışıl ışıl gözleriyle bana bakıp "iyi ki doğurmuşum be" demesinden daha güzel bir doğum günü hediyesini de tarih yazmaz, mümkün değildir.

Neyse efendim sonuçta ben artık koca kazık oldum, 26'dan gün aldım falan filan. Bu akşam can arkadaşlarımla iki kadeh bir şeyler içeceğiz, iştirak etmek isteyen olursa mail atsın, koordinatları bildireyim.

silgi @ 12:26:00 AM -