24 Mart, 2007


Geçen gün bir arabam olsun istedim. Pazar sabahları Polonezköy'e ya da Şile'ye kahvaltıya veya işte ne bileyim, kendin pişir kendin ye'ye filan gitmek için. Birkaç gün sonra evime 2 saat uzaklıkta bir yerde ağrılar içinde yatarken yine arabam olmasını istedim. Otobüslerde, vapurda, minibüslerde sürünmemek için. Az önce oturmuş, yıllardır ilk defa sıkıntıdan tırnaklarımı yerken ve Popomundo isimli oyundaki karakterim bile sıkıntıdan depresyona girip hastaneye kaldırılmışken, bir arabam olmasını çok çok istedim. Mesela şimdi eşofmanlarım ve tepemde uydurukça toplanmış saçlarımla arabama inebilir, çok sevdiğim bir kaç cd'yi dinleye dinleye buradan taa şeye kadar gidebilirdim. Oraya vardığımda kuşluk vakti olmuş olurdu, bir çorbacıya girerdim, süzme mercimek çorbası içerdim, yol boyunca bütün sigarayı bitirmiş olduğum için çıkınca bi' paket sigara alırdım, biraz yürürdüm sokaklar kalabalıklaşmadan, postaneye gider kendime bir kart atardım, uykum gelirdi sonra, oralarda yaşayan bir tanıdığımı arardım, "uyumaya geliyorum" derdim, gider uyurdum 2 saat, uyanınca da arabama biner eve gelirdim. Ne yazık ki arabasını benim şahsi çıldırışlarıma paspas edecek bir arabalı arkadaşım bile yok. Bari Popomundo'daki karakterimi Dubrovnik'e falan götüreyim de nefes alsın garip. Ofhayatçokzor, çook.

silgi @ 12:55:00 AM -