28 Mart, 2007


Sobelenme ne ara mimlenme'ye dönüştü bilmiyorum ama, iyacp kendi blogu hakkında bir iki satır bir şeyler karalamam için beni sobeledi. Ben de başlayayım o halde.

iyacp, nickinin nasıl okunduğuna dair şaibelerle dolu bir arkadaşımız; örneğin ben ayvayeysiypi diye okuyorum (merhaba ben erik, ingiliz'im), isteyen iyacpe, istemeyen iyacpp, diğerleri de iyeacepe diye okuyabilir, bu kısma karışamayız bence.

Kendisinin okuyucularına karşı takındığı saygılı tutumu, onu ilk okuduğum günden beri takdir etmişimdir. Benim cümlelerime "efenim" diyerek başlamak bir gün olsun aklıma gelmedi örneğin, bunun için de affınıza sığınıyorum efenim.

hayatzor.com, öncelikle ismiyle kalbimizi fethetmiş bir blog. Böylesine realist, böylesine oh yeah bir isim daha ben hayatımda görmedim, zaten görmem de pek kolay değil; zira hayat zor. bu blog'un sahibi olan kardeşimiz iyacp, benim ömr-ü hayatım boyunca pek az kişide rastladığım saçmalama potansiyeline sahip biri. Örneğin canım sıkkınken onun postlarından herhangi birini açıyorum, okuyorum, "haha üff" diyip kapatıyorum, hayat böylece daha kolay oluyor. Durun durun süper bir motto buldum:

hayatzor.com hayatınızı kolaylaştırır!

Post'larına yapılan yorumlara neredeyse saliyesinde cevap yazması, blogunda sadeye yakın, efendi bir tasarım kullanmış olması, imlâ kurallarına ekseriyetle dikkat etmesi, yazı dilinin akıcılığı, yazdıklarının kafa şeyapmaması ve benim özgürce saçmalayabilmem için Garip isimli kutucuğu kodlamış olması artı puanlardır. Benim özgürce saçmalayabilmem için kodladığı Garip isimli kutucuğu kaldırmış olması eksi puandır. Yine de bence hergün "acaba bugün ne yazmış" diye bakılması, eğer bir şey yazmamışsa "kesin yine zengin olma planları yapıyordur, üstüne gitmeyelim" diye düşünülmesi vaciptir. Sanırım pull and bear'den bir gömlek kazanmalıyım bu yazımla, teşekkürler.

Erdem'i, Gamze'yi ve Ozansobeliyorum ben de, eller yukarı!




silgi @ 3:44:00 PM -